Hastalıklar ve Tedaviler Hakkında Bilgiler

Katarakt Tedavisi

Katarakt göze ait doğal lensin (mercek) yapısının bozularak şeffaflığını kaybedip bulanıklaşmasıdır. Genellikle yaşlanmaya bağlı 55-60 yaşın üzerinde oluşur. En sık görülen tipi ilerleyen yaşa bağlı görülen katarakttır. Sistemik hastalıklarla görülebilen kataraktlar vardır; bunlar diyabet, myotonik distrofi, atopik dermatit, nörofibromatozis-2'dir. Göz hastalıklarına ikincil kataraktlar görülebilir; bunlar kronik üveitler, akut açı kapanması glokomları, yüksek miyopiler, herediter fundus distrofileri’dir. Göz travmalarına, sistemik bazı ilaçlara ikincil kataraktlar görülebilir. Ailevi kataraktlar da vardır. Konjenital (doğuştan) katarakt olanlar da mevcuttur. Böyle durumlarda altta yatabilecek sistemik hastalıklar araştırılmalıdır.Şekil 1: Fakoemülsifikasyon ile katarakt cerrahisi ve göz içi lens yerleştirilmesinin demonstrasyonuTedavi cerrahidir.Katarakt cerrahisi şeffaflığını yitirmiş bu lensin temizlenip yerine yapay lenslerin konulması işlemidir. Günü birlik cerrahi girişim olup hastalar…
Devamı

Prematüre Retinopatisi (ROP)

Prematüre Retinopatisi Nedir?Miadından erken doğan (Prematüre) bebeklerin en önemli göz sorunlarından biri "prematüre retinopatisi" (ROP) dir. Prematürelerde oluşabilecek retinopatinin erken tanısı ve tedavisi önemlidir. Normalde bebeklerin retinasını besleyen damar sistemi doğuma kadar gelişmeye devam etmektedir. Erken ve düşük kilolu doğumlarda bu gelişme süreci tamamlanmadan bebek doğar. Bebek doğduktan sonra da gelişim devam eder. Fakat bazı durumlarda birçok risk faktörünün de etkisiyle gözdeki normal damarlanma durur ve anormal damarlar gelişir. Bu yeni damarlar bebeğin retinasını etkilediği için tedavi edilmezse kalıcı körlüğe neden olabilir. Bu yüzden erken doğan bebeklerin muhakkak göz hekimi kontrolünden geçmesi ve izlenmesi gerekir.Şekil 1: Solda hastanemizde gerçekleştirilen prematüre retinopatisi (ROP) muayenesinden bir görüntü, sağda ise prematüre retinopatisi tanısıyla retinal avasküler sahaya argon lazer fotokoagülasyon uygulanmış bir olgunun arka segment (retina) görünümü…
Devamı

Diyabetik Retinopati

Diyabet Nedir?Diyabet diğer adıyla şeker hastalığı, pankreas dokusundan salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu kan şekerinin yükselmesine bağlı oluşan bir damar hastalığıdır. Tip 1 diyabet genelde 30 yaşından önce başlar insülin eksikliği mevcuttur. İnsülin enjeksiyonları gerekir. Tip 2 diyabet genelde 40 yaşından sonra görülür, vücutta insülin üretimi eksik veya kullanımında bozukluk vardır. Diyabet sistemik bir hastalık olduğundan tedavi edilmediğinde birçok organda sorun yaratabilmekle birlikte özellikle damardan zengin olan göz, böbrek ve sinir dokusunda ciddi problemler yaratmaktadır.Şekil 1: Solda hastanemize proliferatif (ileri) diyabetik retinopati sebebiyle refere edilen bir olgunun arka segment görünümü izlenmekte. Sağda ise aynı hastanın argon lazer fotokoagülasyon tedavisi sonrası retina görünümü izlenmekte, yeni lazer spotları beyaz noktalar olarak seçilebilmektedir.Diyabetik Retinopati Nedir?Diyabetik retinopati, şeker hastalığına bağlı olarak gözün…
Devamı

Retina Hastalıkları ve Tedavisi

Retina gözün iç bölümünü kaplayarak, görüntü uyaranlarını görme siniri aracılığıyla beyne ileten tabakadır (ağ tabaka). Gözümüzün içi vitreus dediğimiz jel kıvamında bir madde ile doludur yaşlanmayla veya bazı göz hastalıkları sonucunda vitreus dokusu özelliğini yitirir ve sıvılaşmaya başlar. Sonuçta retinaya yapışık olduğu yerlerden ayrılır. Çoğunlukla bu işlem sırasında bir problem gelişmez, nadiren bu ayrılma sırasında retina bir veya birden çok alanda yırtılabilir. Bu yırtık alanından sıvı geçerek retina tabakasını yerinden ayırabilir ve retina dekolmanı dediğimiz hastalık gelişir. Görmeyi kalıcı olarak ciddi bir şekilde etkileyen bu rahatsızlığın tedavisi en kısa sürede yapılmalıdır.En önemli sebep yaşlanmadır. Yanısıra katarakt ameliyatı geçirmiş olmak, YAG lazer kapsülotomi uygulanması (katarakt sonrası kesifleşen lens kapsülünün temizlenmesi için yapılır), miyopi, diğer gözde retina dekolmanı olması, aile öyküsü, travma öyküsü gibi risk faktörleri bilinmektedir. Şekil 1: Solda…
Devamı

Ultrasonografi

Oküler (göz) ultrasonografi;  göz içi lensinin, vitreusun, retinanın ve göz çevresi yumuşak dokuların görüntülenmesini sağlayan bir tanı yöntemidir. Ses dalgaları yardımı ile dokuların geri yansıtma özelliklerini kullanarak yapılan gözün arka segmenti ve özellikle retina hakkında bilgi sağlayan uygulaması kolay, hasta için ağrısız, girişimsel olmayan bir tetkiktir. Değerlendirilmesi deneyim gerektirir. Göz içi yapıların muayene ile değerlendirilemediği katarakt göz içi kanaması gibi ortam bulanıklığı söz konusu olduğunda göz içi yapılarının değerlendirilmesinde, retina dekolmanı, göz içi yabancı cisimleri, göz içi tümörlerinin tespitinde ve takibinde faydalıdır. Şekil 1: Solda sağlıklı bir bireyin sağda ise vitreous içi hemoraji tanılı bir bireyin oküler ultrasonografi görüntüsü izlenmekte.  
Devamı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Online Randevu