Hastalıklar ve Tedaviler Hakkında Bilgiler

Fundus Floresein Anjiografi

Fundus floresein anjiografi (retina anjiografisi), göz bebekleri damlalar yardımı ile büyütüldükten sonra floresein boyasının 5cc kadar kol toplardamarlarından birine verilmesi sonrası, 8-10 saniye içinde göze ulaşan boyanın görünür hale getirdiği retina damarsal sisteminin fotoğraflanması işlemidir. Retina hastalıklarına tanı konulmasında ve tedavi edilecek bölgelerin gösterilmesinde göz hekimine yardımcı olması amacıyla kullanılmaktadır. Damarları açma ve tedavi etme özelliği yoktur. İşlem sırasında bazı hastalarda geçici bulantı olabilir. Çok nadiren ilaca karşı oluşan alerjik reaksiyonlara bağlı ciddi yan etkiler olabilir. İşlemden sonra 2 gün kadar hastanın cilt rengi sararır, idrar rengi koyulaşır. Ağır karaciğer ve böbrek hastalarında, hamilelerde kullanımı önerilmez. Şekil 1: Solda sağlıklı bir bireyin, sağda ise proliferatif (ileri) diyabetik retinopati tanılı bir olgunun fundus fluorescein anjiografi değerlendirmesi izlenmekte. Diyabetik retinopatili olguda anormal…
Devamı

Vitrektomi Cerrahisi

Vitrektomi ameliyatları, gözün içini dolduran jel benzeri (vitreus) maddenin temizlenmesi ve retinayla ilgili müdahaleleri içeren ameliyatları içerir. Vitrektomi birçok göz hastalığı için bir  tedavi yöntemi olarak kabul edilir. Bunlar içinde göz içi kanamalar, şeker hastalığına bağlı ileri evre retinopatiler, makula deliği, makula kırışıklığı, retina dekolmanı, göz içi yabancı cisimler, göz cerrahileri sonrası gelişebilen enfeksiyonlar, göz merceğininin gözün içine düşmesi, göz içi tümörler, ileri evre prematüre retinopatileri sayılabilir. Göz kenarından göz uyuşturulduktan veya genel anesteziden sonra gözün beyaz kısmından uygun açılan 3 küçük girişten yapılan bir cerrahidir. Bu üç giriş, göz içine steril sıvı verilmesi, aydınlatma ve cerrahi aletlerle istenilen manevraları yapmak için kullanılır. Günümüzde gelişen teknoloji ve hassas aletler sayesinde dikiş atmadan bu cerrahiler gerçekleştirilebilmektedir.Vitrektomi ameliyatı sırasında gözün durumuna göre değişik işlemleri yapmamız…
Devamı

Diyabetik Retinopati

Diyabet Nedir?Diyabet diğer adıyla şeker hastalığı, pankreas dokusundan salgılanan insülin hormonunun eksikliği veya etkisizliği sonucu kan şekerinin yükselmesine bağlı oluşan bir damar hastalığıdır. Tip 1 diyabet genelde 30 yaşından önce başlar insülin eksikliği mevcuttur. İnsülin enjeksiyonları gerekir. Tip 2 diyabet genelde 40 yaşından sonra görülür, vücutta insülin üretimi eksik veya kullanımında bozukluk vardır. Diyabet sistemik bir hastalık olduğundan tedavi edilmediğinde birçok organda sorun yaratabilmekle birlikte özellikle damardan zengin olan göz, böbrek ve sinir dokusunda ciddi problemler yaratmaktadır.Şekil 1: Solda hastanemize proliferatif (ileri) diyabetik retinopati sebebiyle refere edilen bir olgunun arka segment görünümü izlenmekte. Sağda ise aynı hastanın argon lazer fotokoagülasyon tedavisi sonrası retina görünümü izlenmekte, yeni lazer spotları beyaz noktalar olarak seçilebilmektedir.Diyabetik Retinopati Nedir?Diyabetik retinopati, şeker hastalığına bağlı olarak gözün…
Devamı

Prematüre Retinopatisi (ROP)

Prematüre Retinopatisi Nedir?Miadından erken doğan (Prematüre) bebeklerin en önemli göz sorunlarından biri "prematüre retinopatisi" (ROP) dir. Prematürelerde oluşabilecek retinopatinin erken tanısı ve tedavisi önemlidir. Normalde bebeklerin retinasını besleyen damar sistemi doğuma kadar gelişmeye devam etmektedir. Erken ve düşük kilolu doğumlarda bu gelişme süreci tamamlanmadan bebek doğar. Bebek doğduktan sonra da gelişim devam eder. Fakat bazı durumlarda birçok risk faktörünün de etkisiyle gözdeki normal damarlanma durur ve anormal damarlar gelişir. Bu yeni damarlar bebeğin retinasını etkilediği için tedavi edilmezse kalıcı körlüğe neden olabilir. Bu yüzden erken doğan bebeklerin muhakkak göz hekimi kontrolünden geçmesi ve izlenmesi gerekir.Şekil 1: Solda hastanemizde gerçekleştirilen prematüre retinopatisi (ROP) muayenesinden bir görüntü, sağda ise prematüre retinopatisi tanısıyla retinal avasküler sahaya argon lazer fotokoagülasyon uygulanmış bir olgunun arka segment (retina) görünümü…
Devamı

Göz Kuruluğu

Göz Kuruluğu Nedir?Göz yaşının eksik salgılanmasına ya da yeterli salgılanan göz yaşının stabilitesinin bozuk olmasına bağlı görülen klinik durumdur. Gözlerde batma, yanma , ışığa duyarlılık, kuruluk hissi, paradoksik sulanma, bulanık görme şikayetleri yapar. Göz kapağı aralığında kızarıklık, ileri olgularda yapışkan lifler oluşabilir.Şekil 1: Kuru göz tanılı hastada fluorescein kırılma zamanı testi (BUT) görünümü. Kobalt mavisi ışık altında yeşil görünen fluorescein boyanın gözyaşının buharlaştığı alanlarda bütünlüğünün kaybolduğu izlenmekte  Göz Kuruluğu için Risk Faktörleri Nelerdir?İlerleyen yaşlarda ve menapoz sonrası kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. Uzun süreli kullanılan birçok sistemik ilaç (antihipertansifler, antidepresanlar vb.) göz kuruluğuna yol açabilmektedir. Ağız kuruluğu ve eklem iltihaplarının eşlik edebildiği otoimmmün hastalıklarda da göz kuruluğu görülebilmektedir. Göz kapaklarının yapısal veya fonksiyonel bozuklukları, kronik kirpik dibi iltihapları,…
Devamı

Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için, amaçlarla sınırlı ve gizliliğe uygun şekilde çerez konumlandırmaktayız.

Online Randevu